
The Dark Knight'ın gelişi yaklaştıkça filmin pazarlamasına dair daha enteran şeyler ortaya çıkmakta. Bunlardan biri daha önce de değindiğimiz Clown Travel Agency.
Mart'ın sonlarında yayına giren ve "olacakları görmek için 1 Nisan'ı bekleyin" diyen siteye 1 Nisan itibariyle giriş yaptığımızda ana sayfadaki valizin önünde duran zarfın tıklanabilir olduğunu, oraya tıkladığımız vakit de zarftan bir takım adreslerin yazılı olduğu bir listenin çıktığını gördük.
Adresler dünya üzerindeki bazı bowling salonlarına aitti ve Joker bizden buralara gidip bizim için bırakılmış paketleri almamızı istiyordu.
İlgili mekanlara gidenleri hakikaten birer paket beklemekteydi. Paketin muhteviyatı ise -ki paket dediğimiz şey de bir bowling çantasıymış- jokerli bir iskambil kağıdı, üzerinde bir tlf numarası yazılı bowling topu ve bir cep telefonu imiş. Detay burada
Listedeki tüm mekanlara gidilip tüm çantalar bulununca bu görev tamamlanmış oluyor. 2 Nisan akşamı Joker bize aynı site üzerinden yeni bir görev veriyor ve Acme Security sitesine girip bir takım alarmları etkisiz hale getirmemizi istiyor.
Siteye hemen girişte bizden isim, telefon numarası ve e-posta adresi isteniyor ve eğer doğru bir telefon numarası verdiysek bir iki saniye sonra telefonumuz çalmaya başlıyor (evet, Türkiye'yi de arıyorlar!).
Açtığımızda bir abla durumu açıklar bir konuşma yapıyor ve bizden şifre istiyor. Şifre "needle". Bunu söylediğimizde karşı taraf bizi beklemeye alıyor.

Bekleme sonunda Gotham Polis Departmanı'ndan bir abi -Jim Gordon- geliyor karşımıza ve evini, ismini, ip adresini ve telefon numaranı biliyoruz, ya bizim için köstebeklik yapacaksın ya da senin için iyi olmaz gibisinden bir iki kelam edip lafı biz sana dönücez diyerekten bağlıyıp telefonu kapıyor.
Hikaye şimdilik böyle, şahsen Jim Gordon'dan ilerleyen günlerde motive edici bi sms bekliyorum.
GeliÅŸmeler tabii ki burada olacak.
vaybe
Misafir (doğrulanmadı) tarafından Per, 03/04/2008 - 07:10 tarihinde gönderildi.vaybe
Matrix'in devamından sonra
Hicks (doğrulanmadı) tarafından Per, 03/04/2008 - 20:24 tarihinde gönderildi.Matrix'in devamından sonra (reloaded, revolutions, animatrix, enter the matrix vs) bazı sinema duayenleri sineamanın geleceğini bu tip bir interaktivite olarak öngörmüşlerdi. Yani öyle 3 boyut, hikayeye müdahelae vs değil de hikayenin geçtiği "evren"e bizi kendi çabalarımızla sokmak..
Çok zekice, yaratıcı ve zevkli bir uygulama. İnternet sağolsun! :)
Ama şu da var ki, sinemadaki "kurgu" ile gerçeklik arasındaki ince çizgi daha da zayıflamaya başlıyor. Bu da aslında beni hep bir yandan korkutur, nitekim gerçeklik olarak algılamak istediğimiz kurguların yaratıcalarının söylediklerine inanmaya başlıyoruz ve öyle bir gücü elinde bulunduran çoğu zaman iyilik düşünmüyor.
Bir kitle iletişim (iletişim de sayılmaz aslında, "mesaj iletme") aracı olan sinema da zaten günümüzde bile çok ciddi manipülasyonlar yapabilirken daha da interaktifleşmesi bu manipülasyonları kolaylaştıracaktır.
Elbette sinema böyle distopik bir araca direk olarak dönüşmez (umarım!) tıpkı günümüzdeki filmler gibi "her" türden örnekler olacak ama hangisi baskın gelir gelecek gösterecek. (insanlığın zeka seviyesi de giderek düştüğü için ben oyumu karamsar kullanıyorum..)
Sinema kafalarda eÄŸlence
Benway tarafından Per, 03/04/2008 - 22:45 tarihinde gönderildi.Sinema kafalarda eğlence sektörü ibaresiyle etiketlendiğinden, yapıtlardaki gerçekle kurgu arasındaki zar ne kadar incelse de bu karmaşanın izleyici tarafından ciddiye alınırlığı bi yere kadar olacaktır.
O yerden sonra insan "off baydı ama" deyip oyunu bırakır.
Asıl korkutucu olan sinema teknolojisinin -böyle bi kavram varsa tabii.. efektleri filan kast ediyorum- amacı dışında kullanılmasıdır ki, bu mevzuya eğilen bir de film var, wag the dog - http://imdb.com/title/tt0120885/...
Tabi bu bir kitle için
Hicks (doğrulanmadı) tarafından Per, 03/04/2008 - 23:21 tarihinde gönderildi.Tabi bu bir kitle için gerçli ama bu kitle sen ben gibi okuyan insanlar, bir şeyleri "düşünen" insanlar.
Ben sinema öğrencisiyim ve sinema(da) ve gerçeklik kavramı çok ciddi bir konu. Her ne kadar kurgu olduğu herkesçe "bilinse" de neredeyse tüm izleyicilerde "özdeşleşme mekanizması" işler. Kendini bir karakter yerine koyar ve onlar rol yaptığını genelde film boyunca hatırlamaz, (hatırlamak istemez) (bu ayrı bir konu neden istemiyorlar die, uzun güzel bir konu da asıl konuya gelelim:)) buraya kadar herşey normal, bu yüzden eğlenirz zaten filmlerde. Asıl problem işte bu tip özdeşleşmelerde bilinç altında olanlarda. (ki bu özdeşlemşe mekanizması film yaparken ince ince hesaplanan bir olgu) Ayrıca filmden çıkınca da filmin bir kurmaca oladuğunu değil, filmdeki olayı düşnür vs. Yani aslında aradaki o zar sanılandan çok daha ince, ve çoğu insan onu görmezden geliyor.
Benim bahsettiğim de, sinemadki filmi (bahsettiğin filmedki gibi işte mockumentary vs) film için "oo abi demek ki böyleymiş" yaklaşımından çok (bu belgeseller için bile geçerli değildir çünkü, hiçbir belgesel %100 gerçek değildir) mesela 300 spartalı filmindeki alt metinin iyi, güzel, güçlü (gizli anlam:faşist=iyi) batı , kötü, ucube, iğrenç doğuya karşı gibi manipülasyonlar. Ona "eğlenmek" için giden 15-18 yaşındaki şiddet bağımlısı "düşünmeyen" amerikan veya avrupa genci de eğlenicek ama bilinç altında da doğu için korkunç önyargılar oluşacak, bu da birilerinin işine yarayacak vs.
İşte interaktivitenin gelişmesi bu gibi durumları daha da kolaylaştırır.
En basitinden bize "güzel" aşkın veya "başarılı" olmanın vs ne demek olduğu, nasıl olması gerektiği hep öğretiliyor. (bunu yapan sırf sinema değil tabi ama en güçlü silahlardan biri)
Sinemanın insanı etkileyişi kısmını hafife almamak lazım. Her ne kadar "gerçekte" bir eğlence aracı gibi gözükse de bir kurtlar vadisi bilmemne filminde bile gaza gelip dayanmayan ve amerika için salonda "yeter ulan şereffsizler" diye bağıran insanlar ülkemizde yaşıyor ve azımsanmıyacak kadar çoklar. Mikro örnekler bunlar, aslında çok uzun bir konu ama demek istediğim için yeterlidir sanırım :)
haklı bir kaygı insanlar
adako tarafından Per, 03/04/2008 - 21:34 tarihinde gönderildi.haklı bir kaygı insanlar karıştırıyorlar neye seyirci kalıp neye dahil olmaları gerektiğini..ama azımsanmayacakta bir kitle var rolünü bilen çok karamsar olmamak lazım..bilmiyorum belki de olmak lazım
çantalardan biri ebay e
Benway tarafından Çar, 09/04/2008 - 22:07 tarihinde gönderildi.çantalardan biri ebay e düşmüş:
http://cgi.ebay.com/DARK-KNIGHT-VIRAL-April-Fools-FULL-Bowling-Package_W...
Yeni yorum gönder